Hareket vakti

neredeyse bir ay oldu, son yazımı yazıp yaşamaya başlayacağımdan söz edeli. fakat hala harekete geçmiş değilim. elbette boş durmadım, yaşam alanımı değiştirdim ve konfor alanımı terk ettim. şuanda yeni/yeniden bir düzen kurmaya çabalıyorum. bilmiyorum ne kadar başarılıyım.

Dün YouTube için video çekip sezon ikiyi başlattım ama henüz düzenleyip yükleme işini yapmadım. ağır bir yorgunluk, nasıl desem, ölü toprağı var adeta üzerimde. dünya nelerle uğraşıyor benim dertlerim neler diye düşünüyorum çoğu vakit. farkındayım hepimizin dertleri kendimiz için en büyükleri.

yazıyı yazarken spotify listemde denk geldiğim şarkı

fark ettim ki hareket halinde olmak beni canlı tutan şey. onun için bir an önce harekete geçmem lazım.

atölye kuracağım ya hani her şey tamam ama ben bir masaya takılı kaldım. işte şimdi birazdan kalkıp halledeceğim masayı ve yoluma devam edeceğim. daha henüz yolun başında masa gibi bir engele takılı kalırsam yolu nasıl yürüyebilirim?

önce masa ve ona bağlı işler sonra kitaplar sonra İngilizce, dersler..

aslında yaşam fazlasıyla basit (evet coğrafya kader) onu karmaşık hale getirmekte pek ustayız.

yaşamanın hakkını verme umuduyla şimdi harekete geçme vakti. tarih hiçbir zaman oturanları yazmadı. tarih harekete geçip değişimi/devrimi başlatanları yazdı her daim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir